Makale

Son Durağı Olmayan Hayatlar Kırsal Göçmen, Geriye Göç ve Çoklu Mekân Pratiği

Özet

Öz: Bu makale, göçmenin, asli-menşe olarak gördüğü mekânla ve cemaatle sürdürmeye çalıştığı aidiyet ve bağlılık ile ilgilidir. Klasik göç literatürü, göçmenlerin asli-menşe yerden hedef-menzil yere gidişlerinin bir kopuşa ve terk edişe denk geldiğini savunagelmiştir. Buna karşın bu araştırmada da öne sürüldüğü üzere göçmenler vaktiyle muhtelif sebeplerle gittikleri ve yerleştikleri hedef-menzil mekânlarda, o mekânların gerektirdiği hâl, tavır ve eylemle hayatlarını sürdürürlerken asli-menşe mekânla bağlarını koparmamakta hatta o mekânları hedef alan geri yönlü bir göç hareketliliğine de girişmektedirler. Ancak bu göçmen için geri dönmek çoğunlukla birden fazla mekânı kapsayan yerleşim biçiminde kent ve kır hayatının sürdürülmesine denk gelmektedir. Bu yer yer kişisel bağlılıklar ve nostalji ihtiyacını karşılamada yer yer de bu bağlılığı arkadan gelen nesle devir motivasyonunu canlı tutmada kullanılmaktadır. Böylelikle geriye dönüşler çoğu kez kesin bir dönüşten ziyade asli olarak görülen toprağın ve cemaatin zihnen unutulamadığı, terk edilemediği ve çoklu mekân pratiğinde yaşatılmaya çalışıldığı bir göç hareketliliğine denk gelmektedir. Bu minvalde bireyler çoğu kez kendileri ve aileleri adına kesin kararlar almaktan geri durmakta ve mekânlara aidiyet bakımından “son durak yok” tavrı takınmaktadırlar. Göçmenin bu tecrübesi, Bauman’ın “akışkan modernlik” tabirine benzemekte ve bu araştırma kapsamında “son durağı olmayan” hayat algıları olarak gözlemlenen sosyalizasyon sürecine denk gelmektedir. Buna göre kırsal göç sona eren değil devam eden bir sürecin karşılığı olmaktadır. Yine bu tecrübe, Weber’in tabiriyle değer yönelimli akılcılığa da yakın bir konum teşkil etmekte, bireyin karar verme süreçleri, modernliğin öngördüğü doğrusal ve analitik rasyonelliğin ya da fayda-maliyetin ötesinde akılcılık ve akıl dışılığın arasında göçmen tarafından fedakârlıkların gerçekleştirilmesi ile mümkün hâle gelmektedir. Bu çalışma, kırsal göçmenin son durağı olmayan ve rasyonel birey tercihiyle açıklanamayan bu geriye göç tecrübesini, Rizeli kırsal göçmenin geriye dönüş hikâyesinin realist bir metodolojik incelemesiyle ele almaktadır.

Anahtar Kelimeler

Göç geriye göç manevi araçsal akılcılık akışkan modernlik çoklu mekân pratiği